3 Haziran 2011 Cuma

| makarna | Bölünme ve Faşizm

Bölünme ve Faşizm
Bülent ESİNOĞLU
Faşizm tanımlanamaz. Faşizm yaşanarak öğrenilir.
Her ülkenin kendi kültürüne, kendi sermaye yapısına, örgütlülük
durumuna göre faşizmi vardır.
Seçimler sürecini yaşadığımız şu sırada, seçimlerden değil de,
faşizmden söz etmemizin sebebi, faşizmin de, bir meşruiyete
ihtiyacının var olmasıdır. Yoksa seçimlerde yapılmasa, nasıl olsa,
Amerika'nın tam desteği arkasında, yoluna devam edebilir.
Ama bir meşruiyet meselsi var.
Bu meşruiyet görünürde de olsa, şekil olarak da olsa, böyle durum tüm
iktidarlar için geçerlidir.
Faşizmin şiddeti kendi tekelinde tutabilmesi için 1- kendini
destekleyen bir zümre olacak, 2- o, zümrenin dışındakilere de, kendini
kabul ettirmesi için görünürde de olsa bir meşruiyete sahip olacak.
Bölünen ve toprak kaybeden, tüm ülkelerde, bölünmeden önce, faşist
yönetimlerin iş başında olduğunu biliyoruz.
Herkesin bildiği bir örnekten gidersek, Hitler Almanya'sı buna
örnektir. Osmanlı buna örnektir.
Bir ülkede faşizm varsa, bölünme ve toprak kaybı kaderdir.
Çünkü faşizmin kendisi, halkları bölücü bir karaktere sahiptir. Bir
zümrenin desteğini alarak, geri kalan kısmını ezdiği için, zaten kendi
içinde kendi mikrobunu da taşır.
Cumhuriyet kurulduğundan bu yana, yani 1923'den bu yana, Türkiye hiç
bu kadar bölünme tehlikesi ile karşı karşıya kalmadı. Darbe
dönemlerinde bile Türkiye hiç bu kadar iç ve dış saldırıya maruz
kalmadı.
Gelin yaşadığımız faşizmin yol haritasına, kısaca bir göz atalım.
Faşizm iktidara gelmeden önce, kimlerin desteğini demokrasi adına
almıştı?
Başta liberallerin, serbest Pazar destekçilerinin, yetmez ama evet
diyen sahte solcuların, tarikatların tamamının, CHP'nin, MHP'nin
desteğini almıştı. CHP Tayyip'i Başbakan yaptı, MHP de Gül'ü
Cumhurbaşkanı yaptı.
Faşizm devleti ele geçirdikçe, kendi medyasını kurdukça, kendini daha
önce destekleyen safraları birer birer sırtından attı.
Kendini destekleyen tarikatlarla bile teker teker yollarlını ayırdı.
Ve faşizmin gerçek tanımı olan, belirli bir zümrenin ve belirli bir
sermayenin desteğine döndü.
Fethullah tarikatının dışındaki tarikatları tanımıyor. Kendisinin
büyüttüğü sermayenin dışındaki sermayeyi azarlıyor.
Dün gene ordu içinden general tutuklamaları devam etti. Böyle giderse
orduda general kalmayacak. Devlet Bahçeli durumu hala kavramadığı
anlaşılıyor ki; bu duruma cepheden karşı çıkmak yerine, destek
verircesine, "generaller olmasa da, onbaşılar orduyu yönetir" diyor.
Öte yandan Zaman Gazetesi işaret fişeğini attı bile. Seçimden sonra,
Başbuğ ve bazı eski genelkurmay başkanları tutuklanacak.
Tüm generalleri tutuklanan Genelkurmay Başkanı NATO'dan mı general
ithal edecek?
Her halde bir Amerikalı generalin komutayı ele almasının zamanı geldi.
Özetlersek, seçimleri dahi beklemeden faşizmini ilan etmiş bir yönetim
ile karşı karşıyayız.
Her Allahın günü muhalefet liderlerine alçak, namussuz diye hitap etme
şekli, faşizmin hakaret ile sindirme aracıdır. Hakaret gücün
ifadesidir. Güç Amerika'nın gücüdür.
3.6.2011, bulentesinoglu@gmail.com


--
BENiM MANEVi MiRASIM BiLiM VE AKILDIR!

"Ben, Manevi Miras olarak hiçbir Ayet, hiçbir Dogma,
hiçbir Donmuş ve kalıplaşmış Kural bırakmıyorum.
Benim Manevi Mirasım Bilim ve Akıldır...

Zaman süratle ilerliyor, Milletlerin, Toplumların,
Kişilerin Mutluluk ve Mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir Dünyada, asla değişmeyecek Hükümler getirdiğini
iddia etmek, Aklın ve İlmin gelişimini inkar etmek olur...

Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim
ve Başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra Beni benimsemek isteyenler,
bu temel eksen üzerinde Akıl ve İlmin rehberliğini
kabul ederlerse, Manevi mirasçılarım olurlar."

. C* MUSTAFA KEMAL ATATÜRK C*

Grup mail adresi: MAKARNA@googlegroups.com
Grup yöneticisi : makarna+owner@googlegroups.com
Grup anasayfa : http://groups.google.com/group/MAKARNA
. B E K L E R İ Z ;-)

Blog Arşivi