bir zengin bir fakir
bir kederli bir umarsız yapardı bizi o sokak. İçimize hep değişik bir hal katar
öyle alırdı içine bizi o cadde... Sıra caddeye
sıra caddenin bize ihanet aşılamasına gelirdi sonra... Benim içim kanardı
sense kanardın o caddeye
kanardın sana yüklemek istediği defetme duygusuna
aşağılardın beni
bir başkasına dönerdi duyguların... İhanet hep o cadde bulurdu bizi... Bizi hep o caddede sordular sonra...
Aşka tutunmak için akşamı beklerdim. Bu kent
boşluğa sarılan aşıklarla doluydu... Ama bir boşluğa benzemiyordu senin yokluğun... Üzerime biniyordu bu derin açlık hali... Seni soruyorlardı... Bir tek haritadan biliyordum yakınımda olduğunu... Buralarda
diye söylenip yürüyordum hızla... Bu kentte kim hızla yürürse
o aşk beslediği birine gidiyordur...Oysa ben hızla yürüdükçe
aşktan kaçıyordum aslında... Aşk beni bulur
yok sayar
çürütür diye korkuyordum... Bizi o caddede sordular hep... Yanıtı haritadandı
yakındın... O caddede alıştılar yalnızlığımıza...
Kimse dokunamadı yaralarıma... Kimseye anlatmadım
kimseyle konuşmadım aylarca. İnsan konuşmadan da yaşarmış meğer... Sevgili sana dokunamadan da yaşarmış... Hayat dediğin gözlerini o caddeye dikip
ta boynunda bir ıslaklık hissetmekse eğer... Alıştılar yalnızlığıma... Bu kentte yalnızlar yargılanır hep... Beni o caddede yalnızken yargıladılar... Bir gün o caddede bulamadılar bizi...
Hayat
içinden çıkılmaz bir hal alıyordu git gide... Beni ipe çekenler incinmesin diye
seni de saklayıp içime
gidiyordum bu kentten... Çünkü bu kent durmadan alevler içinde kıvranıyordu. Başka bir kenti yakmalıydım artık. Yalnızlığımı
yaralarımı kimsenin bilmediği bir kasabaya doğru yola çıktım. Nereye gidersem gideyim
hep o caddeyi taşımışım içimde... Nerede olursam olayım
aslında beni aşağılayıp
bir başka adamın yanına gittiğin duvarın üzerinde oturmuşum... Zaman neyi işaret ederse etsin
aslında o akşamüstünde durmuş hayat... Dün o caddede hatırladık birbirimizi...
Yıllar geçti aradan... Üzerini toprakla doldurduğum sancılarım diniyordu günden güne... Aşkı bir kıyıya atıp
herkesin kaygısında buluştum... İşimi
evimi
insanlığı
kainatı düşlüyordum artık... Onlar için yaşıyordum
uğraşıyordum. Beynime aşka yer bırakmayacak kadar yabancı doldurdum. Kimdiler
neden benimleydiler
ne istediler hatırlamıyorum. İçimdeki alevi tükettim... Tam da o an karşıma çıktın
yine o caddede... Ben değil
sönmeye yakın yaralarım
bitmeye hazır acılarım sana dokunuyorlardı... Ne kadar özlemişim... Ne kadar istemişim... Nasıl dayanmışım bu yangına... Dönmüşsün işte... Hem de bana... Hem de bu kentin en yalnız adamına... En çok yargılanan adamına... Bizi o caddede kurşunladılar sevgili...
Bu kent beni yalnız tanıdı hep... Bana dönmeni
beni bu nefessizlikten kurtarmanı hazmedemediler. Bizi beklediler
namluyu aşka uzattılar bu kez... Namluyu ateşlediler. Bizi o caddede kurşunladılar sevgili... --
DUYMADAN SESLENMEYİ BİLİYORSA YÜREK,GÖRMEDEN SEVMESİNİ DE BİLİR
İCİNDEN SEVGİ GECEN YOLDA; SEVGİ ISIGI YOLUNUZU AYDINLATSIN
BU GÜNÜNÜZ DÜNDEN İYİ OLMASI TEMENNİSİYLE
--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "Cadıların Mekanı - İnternetkadin.com" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba kayıt göndermek için cadilarmekani@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba olan aboneliğinizi iptal etmek için cadilarmekani+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Diğer seçenekler için http://groups.google.com/group/cadilarmekani?hl=tr adresinden grubu ziyaret edin.