Bülent ESİNOĞLU
Rusya'da Svobodnaya Pressa'da bir makale yayınlandı. Jeopolitik
Araştırmalar Akademisi adına Kostantin Sivkof tarafından kaleme
alınmış.
Brezinski ve Hantington'dan bahsetmeyen Sivkof'a göre, dünya bir
medeniyet krizi yaşamaktadır.
Brezinski ve Hatington'un medeniyetler çatışması meselesine Sivkof
başka bir yönden yaklaşmaktadır.
Bir zamanlar İslam/ Hıristiyan çatışması olarak takdim edilen krizin
daha gerçekçi bir açıklaması olarak alabiliriz.
Sivkof Krizin kaynağını üç temel etkene dayandırmış. 1) Üretim ve
tüketim arasındaki kriz, 2) gelişmiş ülkeler ile gelişmemiş ülkeler
arasındaki kriz ve 3) kriz ruhsuz serbest pazarın mali gücü ile ruhu
maddenin üzerinde kabul eden çeşitli medeniyetlerin manevi ahengi
arasında cereyan etmektedir.
Gelişmiş ülkeler ile gelişmemiş ülkeler arasındaki dengesizliğin,
çözülebileceğine dair yapılan tüm analizlerden çözümün olmadığı
anlaşılıyor.
Küresel krizin tabiatı göz önüne alındığında tarafların çıkarlarını
dengeleyecek, bir çözüm görünmüyor.
Bu koşullar altında, ülkeler kendi yapılarına ve eğilimlerine göre,
iki modelden birini seçmek zorunda kalıyor.
Sivkof bir uygarlık hiyerarşisi tanımlıyor. Üste insanlığı vahşice
sömüren ülkeler, altta ise uygarlık harmonisi ve ahengi yaratmaya
çalışan insanlık ve ait oldukları ülkeler topluluğu.
Uygarlık harmonisi ve ahenk yaratmak isteyenler dengesizliği
çözemediklerine göre, yürüyen savaşın sonunda insanlık başka bir
ruhsal temelde belirlenecektir. Diyor Sivkof.
Burada bir yorum da ben getireyim. Emperyal güçlerin tabi kaynak ve
yeni Pazar için istekli olduğu, yürüttüğü savaşlardan zaten belidir.
Ama burada Sivkof'un belirttiği husus şudur. Savaş sadece vahşice
sömüren tarafın zorunluluğu değil, aynı zamanda uygarlık harmonisinin
de mecburiyetidir.
Yani her iki tarafta savaşa mecburdur demek istiyor.
Savaştan sonra ortaya çıkacak ruh (düşünce), ya bireyselcilik,
bencillik ve bastırma, ya da karşılıklı çıkarlarımızı geliştirmek ve
desteklemeye dair olacaktır. Diyar Sivkof.
Yani ya bireysel çıkarlarımızın peşinde koşacağız, acımasızca
sömürüleceğiz, ya da toplumun çıkarlarını bireyin çıkarlarının
üzerinde tutacağız.
Bir dünya savaşı vahşi elitleri terbiye eder mi bilmiyorum. İnsanlık
savaş ile ekonomik menfaatlerin adilce yeniden dağıtımı arasında bir
seçim yapamaya mecburdur.
Sivkof şöyle bitiriyor. Tanımlanan bu iki model zaten dünyada var.
Yani karşımızda iki koalisyon(birliktelik) var. Biri paranın gücünü
yaratan bireycilik, Yani Batı, diğerleri ise Ortodokslar,
Müslümanlar, Budistler v.s. Bunlarda, ruhun maddenin üzerinde olduğuna
inananlardır.
Batı ülkesinin bir parçası olmayanlar, ne organizasyon, ne de askeri
bakımdan bir çatışmaya hazır değiller. Buna karşılık, heyula bir insan
gücüne sahipler. Diğer bir üstünlükleri ise, geniş bir coğrafyaya ve
tabi kaynaklara sahipler.
Ruhu maddenin üzerinde tutan dünyanın, uzun süreli bir savaşa
dayanabilmesi ve aynı anda farklı noktalardan saldırabilme
üstünlüklerini de görmek gerek. Buda antiemperyalist bir koalisyon ile
mümkündür. Diyor.
Bilim insanları savaşın zaten devam ettiğine inanıyorlar. Sadece savaş
düşük yoğunluklu ve bağıl olarak barışçıl bir görünüm arz ediyor.
Barışçıl kriz çözüm girişimleri G20 zirvesinde zaten sonuçsuz kaldı.
Dolayısı ile savaşı barışçıl birinci bölümü bitti. Şimdi ikinci
merhaledeyiz.
İmedi ve Helsingin provokasyonları ikinci aşamanın başlangıcıdır.
Diyor.
Birinci aşamada, Batı yerel savaşlar ve kaynaklar için gerekli
hazırlıkları tamamlamıştır.
Batı enformasyon operasyonları ve çeşitli formlar içinde ekonomik
yaptırımlar, terörist ataklar yapmaktadır.
Birkaç yıl sonra, ABD üçüncü aşama olarak, "sınırlı savaş" ilanında
bulunacaktır. Daha sonra da, tüm silahların kullanıldığı, tüm dünyayı
kapsayan savaş başlayacaktır.
Batıyı kısıtlayan bir tek faktör var, o da Rusya'nın nükleer
başlıklarıdır. Onun için Amerika Rusya üzerinde baskı uygulamaktadır.
Diyor Sivkof.
Amerika'nın bahsedilen hazırlığı söylenince ister istemez aklıma Büyük
Ortadoğu projesi ve eş başkanı aklıma geldi.
25.3.2010, bulentesinoglu@gmail.com
--
BENiM MANEVi MiRASIM BiLiM VE AKILDIR!
"Ben, Manevi Miras olarak hiçbir Ayet, hiçbir Dogma,
hiçbir Donmuş ve kalıplaşmış Kural bırakmıyorum.
Benim Manevi Mirasım Bilim ve Akıldır...
Zaman süratle ilerliyor, Milletlerin, Toplumların,
Kişilerin Mutluluk ve Mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir Dünyada, asla değişmeyecek Hükümler getirdiğini
iddia etmek, Aklın ve İlmin gelişimini inkar etmek olur...
Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim
ve Başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra Beni benimsemek isteyenler,
bu temel eksen üzerinde Akıl ve İlmin rehberliğini
kabul ederlerse, Manevi mirasçılarım olurlar."
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Grup mail adresi: MAKARNA@googlegroups.com
Grup yöneticisi : makarna+owner@googlegroups.com
Grup anasayfa : http://groups.google.com/group/MAKARNA
To unsubscribe from this group, send email to makarna+unsubscribegooglegroups.com or reply to this email with the words "REMOVE ME" as the subject.