Bülent ESİNOĞLU
Recep Tayyip Erdoğan TÜSİAD'ı ziyaretinde, "Tüm Babalar burada,
Türkiye'nin yerli bir otomobili yok. Yerli bir otomobil fabrikası
yapın" dedi.
27 Mayıs Devriminin ardından, yerli otomobil, daha doğrusu yerli bir
otomobil sanayine kavuşmak için dönemin yöneticileri çok büyük
gayretler sarf ettiler.
"İthalatçı Babalar" sabotaj dâhil, her yolu deneyerek, ülkenin yerli
bir oto sanayisi olmasını engellediler.
Sözüm ona Türkiye'de üretilen, aslında tüm parçaları dışarıdan ithal
edilen otolar olduğu sürece Türkiye'nin oto sanayisi olmaz.
Adı yabancı olan Reno, Hundayı, Fiat gibi sayısız otomobil
firmalarının Cennet Pazarıdır Türkiye...
Bir başka gerçek de şudur; İçerdeki yerli oto sanayicileri,
ürettikleri parçaları Türkiye'deki otomobil ana sanayine satamazlar.
Dışarıda Pazar bulurlarsa oralara satarlar.
Git gide oto yan sanayicilerinin sermayesine de, yabancı tekeller el
koymaktadır.
RTE'nin önünde dört büklüm olan ve kendilerine Babalar denilen
TÜSİAD'cıların ne Cumhuriyet, ne laiklik, ne bağımsızlık diye bir
dertleri yoktur.
Hatta bu "babaların" sanayi ve üretim diye bir dertleri yoktur. Varsa
yoksa Batının ürünlerini ve parasını Türk ulusuna pazarlamaktır.
Konu otomobilden açılmışken, yılda 25 milyar dolarlık otomobil ve oto
aksamı ithal edilir. Bu rakam yıllık ithalatın çok önemli bir kısmını
teşkil eder.
Bu TÜSİAD üretici değil, ithalatçıdır. Türk değil yabancıdır. Yıllık
ithalat 137 milyar, ihracatta 100 milyar dolar civarındadır.
Aradaki açık cari açıktır. Yani babaların cebine giden paralardır.
Tabii bu paralar kime gelse, o da Tayyip'in önünde referans yapar.
RTE'nin ifade ettiği Babalar sözcüğü mafya babalarını çağrıştırıyor.
Zaten Türkiye'nin yeni rejimi mafya-tarikat- gladyo rejimidir.
Bu toplantıda, tarikat babalara talimat veriyor. Yerli oto sanayi
kurun.
İthalatçılar işin kolayı dururken, dışarı ile bu kadar çözülmez bağlar
kurmuş iken, yerli otomobil sanayi kurarlar mı?
Bırakın kurmayı, devlet veya birileri kurmaya kalksa babalar mani
olurlar.
Bir örnek ile taçlandırayım.
1990 Bir Renault otomobilin fiyatı 14 bin dolardı. Aradan sekiz yıl
geçti. Bir Renault'un fiyatı 9 bin dolara düştü. Bu sekiz yılda beş
milyar dolar haksız kazanç elde ettiler. Bu paralar ile bu babalar,
ülkemize bir oto sanayi bağışladılar mı?
Devlet planlamasının olmadığı yerde, ithalatçıların karları tüm
kararları alır.
Gelen her bir otomobil ülkemizde bir işçinin işsiz kalması demektir.
Bu sorunun çözümü de, yani çocuklarımızın iş aş buma sorunu da, bir
MİLLİ Hükümetten geçer.
Zenginden yana olanların, işsizlik diye bir sorunu olmaz.
Biat ettiler. Bertaraf olmaktan kurtuldular.
21.1.2011, bulentesinoglu@gmail.com
--
BENiM MANEVi MiRASIM BiLiM VE AKILDIR!
"Ben, Manevi Miras olarak hiçbir Ayet, hiçbir Dogma,
hiçbir Donmuş ve kalıplaşmış Kural bırakmıyorum.
Benim Manevi Mirasım Bilim ve Akıldır...
Zaman süratle ilerliyor, Milletlerin, Toplumların,
Kişilerin Mutluluk ve Mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir Dünyada, asla değişmeyecek Hükümler getirdiğini
iddia etmek, Aklın ve İlmin gelişimini inkar etmek olur...
Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim
ve Başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra Beni benimsemek isteyenler,
bu temel eksen üzerinde Akıl ve İlmin rehberliğini
kabul ederlerse, Manevi mirasçılarım olurlar."
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
Grup mail adresi: MAKARNA@googlegroups.com
Grup yöneticisi : makarna+owner@googlegroups.com
Grup anasayfa : http://groups.google.com/group/MAKARNA