21 Şubat 2011 Pazartesi

| makarna | : tayyib'e müftünün yanıtı

--------- Yönlendirilmiş ileti ----------
Kimden: yusuf """""""""" tayyib'e müftünün yanıtı

Bu Müftü'nün de alnından öpmek gerekir,

Süleymaniye Camisi Kanuni Sultan Süleyman Devrinde Mimar Sinan
tarafından 1550-1557 yıllarında yapılmıştır.
Zamanımızdan tam 453 yıl önce ibadete açılan ve Sultan Süleyman
tarafından yaptırıldığı için bu cami Süleymaniye adını almıştır.
Bu tarihi camiyi Sayın Başbakan'ın sanki kendisi yeni yaptırmış gibi
ve sanki caminin adı Süleymaniye Camisi değil de Recebiyye Camisi gibi
açılış yapması büyük bir din istismardır.
Sayın Başbakan, Caminin adı Recebiyye değildir, çok arzulasanız da siz
de Sultan Recep değilsiniz.
Burası Türkiye Cumhuriyetidir. Sayın Başbakan siz de bu Cumhuriyetin
ve demokrasinin nimetinden yararlanan Başbakansınız bunu asla
unutmayınız.
Ben 6,5 yıl Üsküdar'da, 2,5 yıl da Beyoğlu'nda müftülük yaptım. Ne
görev yaptığım ilçelerde ne de Türkiye de Bayram sabahında açılış
yapıldığını AKP iktidarına kadar görmedim .
Bu caminin restorasyon sonrası açılışının Kurban Bayramının sabahında
yapılması, dini bir bayramın sabahında hem de Bayram namazında
yapılması çok düşündürücüdür. Kurban Bayramı tüm Müslümanların
bayramıdır, sadece AKP'lilerin bayramı değildir.
Kurban Bayramı hepimizin bayramıdır.
Süleymaniye camisinin tadilatı 72 milyon halkımızın vergileriyle
yapılmıştır.
Halkın dini bayramında halkın parasıyla yapılan tamiratın Sayın
Başbakanın kendi parasıyla yaptırmış gibi boy göstermesi din
sömürüsünde kural tanımazlıktır.
Süleymaniye camisinin defalarca tamiratı yapılmıştır. Önceki
iktidarlardan hiçbiri böyle gösteriş ve istismara yeltenmemiştir
.
Milletin ortak manevi değeri olan Kurban Bayramı sabahında milletin
ortak tarihi mirası olan Süleymaniye Camisinde milletin manevi
değerleri derin bir yara almıştır.
Süleymaniye Camisinin avlusunda verilen kahvaltı ile bu istismarın
boyutları daha da genişletilmiştir.
Eskiden Ramazan Bayramında sabahleyin güne hurma gibi tatlılarla
başlamak, Kurban Bayramlarında kesilen kurbanlıkların ciğerleri veya
etleriyle kahvaltı yapma geleneği vardı. AKP hem dini hem de milli
geleneklerimizi alt üst ederek Kurban Bayram sabahında Cami
avlularında verilen siyasi kahvaltılarla kahvaltı etme geleneği
getirmiştir.
16 Kasım 2010 Salı günü yani Kurban Bayramı günü İstanbul'da 06.45'te
güneş doğdu. Sabah namazlarını camilerde kılan cemaat iyi bilir,
özellikle Selâtin Camiler dediğimiz Sultanlar (Padişahlar) tarafından
yapılmış tarihi camilerde sabah namazlarını kılanlar iyi bilirler ki
sabah namazının farzı cemaatle güneş doğmasından yarım saat önce
bitirilir, güneş doğmasından 15 dakika önce kesinlikle bitirilir.
Sabah namazının farzının cemaatle kılınması halinde asla güneş doğmaya
yakın bırakılmaz. Çünkü güneş doğmaya yakın namaz kılmak mekruhtur.
Namaz, kerahet vakti denilen güneş doğma vaktine bırakılmaz. Ancak
ferdi olarak geç kılan kerahet vaktinde namaz kılabilir ama bu da
mekruhtur, istenilen ve olması gereken bir ibadet olmaz.
TRT 1 TV'nin canlı yayınıyla sabittir ki binlerce insan o sabah
Süleymaniye Camisinde cemaatle sabah namazının farzını güneş doğarken
tamamlamıştır. Muhtemelen sabah namazı için Sayın Başbakan beklenmiş
ve muhtemelen Sayın Başbakan geç gelmiş ve namaza geç durulmuş olacak
ki güneş doğarken namaz ancak tamamlanabilmiştir . İşin ilginç tarafı
bu esnada yeni atanmış olan Sayın Diyanet İşleri Başkanı da aynı
Camidedir.
Bir diğer ilginçlik de Sayın Başbakan en ön safta yer alırken
yanındaki bakan, vali ve emniyet müdürünün protokol sırasına göre
Sayın Başbakan ile yana yana saf tutuyor olmalarıydı.
Namaz esnasında ve Diyanet İşleri Başkanının vaazı esnasında cami
cemaatinden insanların Sayın Başbakanın çevresinden uzak tutulmaları
ve korumaların ayakta koruma pozisyonlarına devam etmeleri de
Süleymaniyede Bayram sabahı manzaralarındandı. Hiç değilse Allah'ın
evlerinde Allah'ın kulları arasında ayrım yapılmamalıdır. Sevgili
Peygamberimizin İnsanlar bir tarağın dişleri gibi eşittir buyruğunu
camilerde bile göremeyecek miyiz?
Allah'ın evleri dediğimiz camileri AKP kendi siyasi büroları gibi
görmeyi derhal bırakmalıdır.
Allah'a saygısı olanlar Allah'a ibadet edilen yerleri siyaset
malzemesi asla yapmazlar.
Saygılarımla.
İhsan Özkes
Eski Müftü


 

 



 

 

 






  


  
  
 
 
 






--
BENiM MANEVi MiRASIM BiLiM VE AKILDIR!
 
"Ben, Manevi Miras olarak hiçbir Ayet, hiçbir Dogma,
hiçbir Donmuş ve kalıplaşmış Kural bırakmıyorum.
Benim Manevi Mirasım Bilim ve Akıldır...
 
Zaman süratle ilerliyor, Milletlerin, Toplumların,
Kişilerin Mutluluk ve Mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir Dünyada, asla değişmeyecek Hükümler getirdiğini
iddia etmek, Aklın ve İlmin gelişimini inkar etmek olur...
 
Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim
ve Başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra Beni benimsemek isteyenler,
bu temel eksen üzerinde Akıl ve İlmin rehberliğini
kabul ederlerse, Manevi mirasçılarım olurlar."
 
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
 
Grup mail adresi: MAKARNA@googlegroups.com
Grup yöneticisi : makarna+owner@googlegroups.com
Grup anasayfa : http://groups.google.com/group/MAKARNA

Blog Arşivi