Aradan geçen günlerin zamanı arttıkça bu iç konuşmalar yerini “eee n’oldu şimdi bitti mi?” şeklini almaya başlar aynanın karşısında. Telefonun susmak bilmez. Her defasında işte arıyor diye heyecanın tavana vurduğu anlarda arayanın bir başkası olduğu görüldüğü an “offf” diyerek açılır telefon. O aramaz. Artık bitmiştir gerçekten, anlarsın. “Bu defa gerçekten bitti” denir anılar gözünün önünde canlanırken bir bir. İnadına çalar en afili şarkılar. Hepsinde de o vardır tabi. Ondan bir şeyler.
Bu bazen siz bazen de karşınızdakidir. Verilecek en doğru karar gitmekse eğer, iki tarafta buna saygı göstermelidir. Giden siz değilseniz ve o hala seviliyorsa, ne kadar saygı gösterirseniz gösterin, ne kadar "peki, git!" derseniz deyin, bu içinizdeki acıyı hafifletmeye asla yetmez. En doğrusu hiçbir şey olmamış gibi hayata kaldığı yerden devam etmeye çalışmaktır. İçinizde kopan fırtınalar sadece sizinle alakalıdır ve öyle kalmasına özen göstermek akıllıca olur. Zaman gene her şeyi yoluna koyacaktır. Rüyanızda onu gördükten sonra sabah hala ona aşık uyanmanız, bedenlerinizin olmasa da ruhunuzun ruhuna sımsıkı sarılması, kendinizi bilinçli olarak soktuğunuz bunalım bu surecin parçalarıdır ve yaşanmaları gerekir. Zaten bunları yaşamıyorsanız, "ben unuttum hepsini, her şeyi, çok da önemli değildi" diyorsanız ortada büyük bir sorun var demektir. Ya çok sevdiğinizi zannedip hiç sevmemişsinizdir sadece kendinizi kandırmışsınızdır ya da yaşadığınız onca şeyi yalanlamaya çalışıyorsunuzdur ki ikisi de birbirinden kötüdür, hiç üzerinde konuşmaya değmez. İnancınızı kaybettiğinizde, umudunuzu yitirdiğinizde gitmiştir ancak...
Bir şeyler koymaya başlar ama ne? Artık ona dokunamayacağını bilmek mi daha çok koyar, başkalarının dokunacağını bilmek mi. Gözünden sakındığın sevgiline. Artik sevilmemek! Hala seven için çok zor. Düşüncesi bile ağır...
Bu durumda başkalarının mutsuzluklarını örnek verenleri dinlemezseniz bile hem bana ne ki elalemin mutsuzluğundan, bak bir sürü ayrılan var hem daha kötülerini yaşayanlar da var, bana ne? Yalnız unutulmaması gereken bir şey vardır ki o da şudur: “Bu kaybedeni kazananı olan bir maç değildir! Kaybeden geride kalan da değildir! Kaybeden siz’sinizdir. Bir daha geri gelmeyecek ama yaşanılması için ömür adanmış ilişkinizdir.
Özgürlüğün sınırı vazgeçebilme noktasıdır, hayatta neyden vazgeçemiyorsan o konuda özgür değilsin. Vazgeçebilecek gücün olsun ama vazgeçme!!!
Bir kere gitmişse;
Bin defa kalsa kar etmez.
Gidişinde kilitli kalır yürek.
Bin defa dönse,
Hala gidişine yazılır tüm cümleler…
--
Daha fazlası için sitemizi ziyaret ediniz


| http;//.www.viranekalpler.com |

http;//oykuceduygular.blogcu.com
--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "Cadıların Mekanı - İnternetkadin.com" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba kayıt göndermek için cadilarmekani@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba olan aboneliğinizi iptal etmek için cadilarmekani+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Diğer seçenekler için http://groups.google.com/group/cadilarmekani?hl=tr adresinden grubu ziyaret edin.