23 Mart 2011 Çarşamba

| makarna | Türkiye Otuza Bölünürse, Bireyin Özgürlüğü Otuz Kat Artar

Türkiye Otuza Bölünürse, Bireyin Özgürlüğü Otuz Kat Artar
Bülent ESİNOĞLU
Türkiye'nin ulusal pazarlarını tepe tepe kullanan işbirlikçi
işverenler kuruluşu TUSİAD böyle buyurmuş.
"Cem BOYNER, Özgürlükler bölünmekten önemlidir" demiş.
O zaman şöyle bir akıl yürütme yanlış olmaz. Ne kadar çok parçaya
bölünürsek, bireyler o kadar çok özgür olur. Otuz parçaya bölünürsek,
bireyin özgürlüğü otuz kat artar.
Hatta ne kadar birey varsa, o kadar parçaya bölünürsek, bireyin
özgürlüğü o kadar çoğalır.
Fransa'nın zengini Fransa'yı savunur, Amerika'nın zengini Amerika'yı
savunur, ama nedense Türkiye'nin zengini Amerika ve Amerika'nın
zenginlerinin fikirlerini savunur.
TÜSİAD yeni Anayasa Taslağı hazırladı. Bu taslağı gene Ergun Özbudun
hazırlamış.
Hatırlayacaksınız, aynı kişi AKP için de bir anayasa taslağı
hazırlamıştı. TÜSİAD için hazırlanan ile AKP için hazırlanan arasında
fark yok.
Fark sadece bu yeni taslağın takdiminde. Bu kez takdimin yapılması,
propagandanın inşası TÜSİAD tarafından üslenilmiş.
Anayasanın özü sözde özgürlüklere dayandırılmış. Öyle bir mantık
yürütme var ki, devlet olmazsa, özgürlükler daha fazla olurmuş. Halk
yok. Devlet yok. Laiklik yok. Türk yok. Türkiye yok.
Neler var? Bölünmeye açılacak yollar var. Türban var. Açılımlar var.
Tarikatlara, yani ortaçağa özgürlük var.
Bunların kafasındaki şu; bireylerin özgürlüğü öyle olmalı ki, kim
hızlı tabanca çekerse karşısındakini o vurur.
Devletin ve toplumun olmadığı yerde, şirketler, yani patronlar ve
onları koruyan mafyalar olur.
Bir ülkenin içinde yaşayacaksın, birlikte yaşadığın insanların
sırtından geçineceksin, sonrada bölünmeyi savunacaksın.
Tabi Türkiye otuza bölününce, sen emperyalist ülkelerden aldığın malı
bölünen yerlerde de satmaya devam edeceğini düşünüyorsun. Geriye
sadece İstanbul sana yeter. Orayı da ortağınız olan şirketlerin
temsilcileri ile konsorsiyum yaparsınız.
Daha iyi anlaşılsın diye, Libya'dan bir örnekleme yapalım.
İngiliz komandoları Libya'da cephe gerisine sızmışlar. Oradaki
direnişçilere eğitim, silah ve bilgi yardımı yapıyor.
Ne için, oradaki Libyalının özgürlüğü için. Neden? Çünkü özgürlük
Libya'nın bölünmesinden daha önemli olduğu için.
Burada ülkeyi bölmek için yapılan anayasa ile cephe gerisine sızarak
isyancılara yardım yapmanın sizce farkı ne?
Çıkar çevrelerinin tek özgürlük anlayışı vardır. Sermayenin tayin
ettiği, yani kendisinin tayin ettiği özgürlüktür. Sermayenin sınır
tanımamazlığıdır.
Onun özgürlük dediği, eğer varsa, sermayeye konulan sırları
kaldırmaktır.
İşbirlikçi sermaye, halka karşı daha fazla mevzi kazanmanın peşinde.
Yoksa bireyin özgürlüğü de onun derdi değil.
Asıl derdi yönetmek. Kuralları daha fazlasıyla egemen sınıflar
tarafından konulması sağlamaktır. Yönetimlerde, varsa bir miktar
halkın ağırlığı onu ortadan kaldırmaktır.
Tabi ki halk da buna direnecekti.
23.3.2011, bulentesinoglu@gmail.com


--
BENiM MANEVi MiRASIM BiLiM VE AKILDIR!

"Ben, Manevi Miras olarak hiçbir Ayet, hiçbir Dogma,
hiçbir Donmuş ve kalıplaşmış Kural bırakmıyorum.
Benim Manevi Mirasım Bilim ve Akıldır...

Zaman süratle ilerliyor, Milletlerin, Toplumların,
Kişilerin Mutluluk ve Mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir Dünyada, asla değişmeyecek Hükümler getirdiğini
iddia etmek, Aklın ve İlmin gelişimini inkar etmek olur...

Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim
ve Başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra Beni benimsemek isteyenler,
bu temel eksen üzerinde Akıl ve İlmin rehberliğini
kabul ederlerse, Manevi mirasçılarım olurlar."

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Grup mail adresi: MAKARNA@googlegroups.com
Grup yöneticisi : makarna+owner@googlegroups.com
Grup anasayfa : http://groups.google.com/group/MAKARNA

Blog Arşivi