2 Mart 2011 Çarşamba

| makarna | Ali Nesin'in kaleminden Sevan Nisanyan

Yönlendirilmiş ileti ----------


1 Mart 2011

Sevgili Dostlar,

Sevan Nisanyan'in tum malvarligini Nesin Vakfi'na bagisladigini
herhalde duymussunuzdur.

Bu tesekkur mektubu vesilesiyle size biraz Sevan'i anlatmak istiyorum.
Gazetelere yansiyanlarla anlasilmasi mumkun degildir cunku.

Robert Kolejli Sevan'in adini ilk gencligimde duymustum. Belli bir
ogrenci cevresinde zekasindan ve engin kulturunden efsane gibi
bahsedilirdi. Cok daha sonra, bundan nerdeyse 35 yil once, Paris'te
tanistik ilk kez. O zamanlar basimi kitaptan pek kaldirmadigimdan
ustumde bir etki birakmamisti, ama 10 yil sonra, ayni boluge
dustugumuzde, esi benzeri olmayan biriyle karsi karsiya oldugumu hemen
anlamistim. Birlikte "orduyu isyana tesvik"ten yargilandik. Gozunu kan
burumus bir savci 20 yil hapsimizi istedi. İnsafsiz bir hakim istenen
cezayi gule oynaya vermeye hazirdi. Genctik. Goz gore gore ve durduk
yerde hayatimiz kararacakti. Zor gunlerdi dogrusu. Ama birbirimizi hic
yalniz birakmadik. O gun bugun dostuz. En cetin sinavlardan gecmis bir
dostluktur bizimkisi.

Cezaevinden kacma planlarini anlatirdi bana... Makinali tufekli
askerlerle cepecevre cevrilmisiz... 20 yil kodeste curuyemezdik, belli
ki ceza alacaktik, durusmalarin seyri belliydi, kacmaliydik, anca
beraber kanca beraber, nobetcilerin bir anlik dalginligini firsat
bilip pirrr... İcimden "deli mi ne", disimdan da "olur" derdim; hatta
mukemmel kacma planina katkida bile bulunurdum kuskulanmasin diye...
Olmaz desem o aksam kacmaya kalkisabilirdi...

Form kazanmak icin 2,5 metre uzunlugundaki hucrede her gun saatlerce
done done kostu. Ben ranzama uzanmis, hayretle kan ter icindeki bu
kararli adami izlerdim. Para biriktirmek ve nefesini acmak icin gunde
uc paket ictigi sigarayi cezaevinde birakti. Ciddiydi yani. Neyse ki
aklandik, kolay olmadi ama aklandik. Yoksa bugun delik desik olmus
cesedimiz kimbilir hangi servinin altinda yatiyor olacakti, cunku,
adim gibi biliyorum, bir geceyarisi beni durterek uyandirip "hadi"
diyecek ve kacmaya ikna edecekti.

Bu, Sevan'in beni ilk oldurme cabasidir. Son olmadi, daha sonra sik sik denedi!

Hakkari'nin mayin dosenmis yollarina surukledi pesinden. Ucurumlarla
sona eren issiz yollara girdik. Girilmesi tehlikeli yasak bolgelerde
kim vurduya gidecegiz, son sozlerim "ah yandim!" olacak diye kac kez
yuregim agzima geldi. Ama yigitlige krem surdurmedim. Ne o? Sevan tas
ustunde tas birakilmamis bir kilise gorecek...

Bir baska gun iki cocugumu birden alip Ege daglarinda kucuk bir kir
gezintisine cikti. Safagin sokmesine az kalmisti cocuklarimi yeniden
bagrima bastigimda... Devasa kayayi asamayan kulustur Kartal'i kayanin
tepesinde birakip dagin obur tarafina yuruyerek inmisler... Hangi
guzergâhi secmislerse...

En kotu mevsimde Kackar daglarini ayagimizda mokasenlerle asmaya
kalktik. Kecilerin bile "anneee" diye bagirip kacacaklari daracik
patikalardan gectik, derinlikten gokyuzu mavisine calan yarlari tirnak
gucuyle astik. Tam bir cilginlik! İlk kez orada onu yalniz biraktim.
İkna etmesine firsat tanimadan, gorunurde yokken sivistim. Hala daha
utanirim, ama el insaf, bir gunde bir insan kac kez olum tehlikesi
atlatmaya tahammul edebilir ki? O ise anlasilan Azrail'le benden daha
samimiydi.

Gurcistan ic savasinin tam gobeginde bulmustur kendini. Bu maceradan
birkac yil once Sri Lanka hapishanelerinde yatmisligi vardir. Peru
daglarindaki akillara durgunluk veren maceralari basli basina bir
hikayedir. Daha neler neler... Allah'in sevgili kulu olmali ki hala
hayatta.

Ancak cizgi roman kahramanlarinin boyle bir yasami olabilir; o da
ancak ucu besi bir araya gelirse!

Acaba bu satirlar nasil bir vakayla karsi karsiya oldugumuzu yeterince
anlatabildi mi? Sevan degerlendirilirken ya da yargilanirken harcialem
kriterler bir yana birakilmali.

Dostlugumuzun kavgasiz gurultusuz gectigi sanilmasin. Birbirimizin
gozunu oymamiza ramak kaldigi anlar oldu!

Bu arada, kavgada acimasizdir, soyleyeyim. Hakli olduguna
inanmayagorsun, karsilastigi her turlu direnc onu daha da azdirir. Bu
gibi durumlarda hic ses cikarmayin, ortalikta gorunmeyin, tepki
gostermeyin. Bir zaman sonra yelkenleri suya indirecek ve cussesine
tezat zerafetle yanibasinizda beliriverecektir. Yaramaz bakislarina
dayanamayp kucaklasirsiniz.

Tanistigimizda siyasi dusuncelerimiz birbirine zitti. Beni
etkilemedigini soylemek yalanlarin en buyugu olur. Ama bugune dek ne o
benim dusuncelerimi temelden degistirebildi ne de ben onun. Tam
tersine her ikimiz de daha uc noktalara vardik. Dusunce ayriligindan
dusmanlik degil, zenginlikler dogdu. Su ironiye bakin ki varimizi
yogumuzu Nesin Vakfi'na verdigimizden su an itibariyla ikimiz de
zugurtuz!

Tuyler urpertici dusuncelerini duydugumda hic karsi cikmam, en iyi
yaptigim isi yaparim: Dinlemek. Bakalim nasil savunacak, isin icinden
nasil siyrilacak diye merakla beklerim. Neyi savundugundan cok, neyi
nasil savundugu onemlidir.

Sunu da ekleyeyim, gun gelir gerekir: Sevan'a karsi hakli cikmanin tek
bir yolu vardir, baktigi bakis acisini reddetmek. Cunku Sevan,
yakaladigi bakis acisinin sonuclarina acimasizca katlanir ve tek bir
mantik hatasi yapmadan, essiz bir belagatla sizi pesinden surukler.
Cocuklugunuzdan beri inandiginiz degerlerin gozunuzun onunde lime lime
edildigine tanik olursunuz. Sessiz sedasiz yol alirken kayalarda
parcalanan bir dalgaya benzersiniz, daha Turkcesiyle esek tepmise
donersiniz.

Olumsuz her turlu durumu lehine cevirme konusunda ustune yoktur.
Ornek: Jandarmalar esliginde hapse giderken yolda beni aradi. Durumu
anlatti. Cok uzuldum tabii. "Merak etme, dedi, hapisten ciktigimda iyi
ki hapse girmisim diyecegim". Aynen dedigi gibi oldu. Turkcenin
etimolojisi uzerine muhtesem bir eser ortaya cikti.

Sevan'in su anda Nesin Vakfi'na ait olan Sirince'deki eserleri uzerine
bir iki satir illa ki gerekiyor.

Sirince gunun birinde sit alani ilan edildi ve akabindeki 27 yil
boyunca koyun imar plani yapilamadi. Civi cakilmiyordu. Mecazi anlamda
egil, gercek anlamda civi cakilmiyordu. Kimileri yasalarin yasama
degil, tam tersine yasamin yasalara uyacagini saniyor! Akilsizligin
dik alasi, halki yok saymanin had safhasi. Herkes gizli sakli ve korka
cekine tadilat ve kacak insaat yaparken, Sevan bunu alenen, gostere
gostere yapti. Vatandasa zulmeden bir yonetimi tanimiyorum ve bunu da
cumle aleme ilan ediyorum dedi. Ustune ustluk bir de "Hodri Meydan
Kulesi" dikti!

Ta ilk gencliklerinden beri bozuk duzeni yikmaya calisanlarin
istisnasiz hepsinin Sevan'i kutlayacagini ve hatta kahraman
mertebesine yukseltecegini zannedersiniz degil mi? Hayir, oyle olmadi.
Meger bozuk duzeni yikmak bazilari icin soyut bir kavrammis; bir tur
meze diyelim! Bozuk duzen bugune dek yikilmadigindan tahmin
etmeliydik!

Sevan'in yarattigi yerler, "oldum de cennete mi geldim" dedirtecek
guzelliktedir. Meleklerle huriler nerde kaldi diye saginiza solunuza
baktirir. Oysa yaptigi sey son derece basittir: Doganin eksiklerini
tamamlar! Akliniz basiniza geldiginde, ben niye bunu dusunemedim,
benim neyim eksik diye kendi kendinizi yersiniz.

Su an itibariyla Nesin Vakfi dunya capinda essiz bir guzelligin
sahibidir. Bu yukun altindan nasil kalkacagiz bilmiyorum. Sevan'in
ozgurlugu anlasilan bizim esaretimiz!

Keske bu guzellige bu kadar kolay konmasaydik, keske bizim de bir
katkimiz olsaydi...

Borcumuz olsun. Nesin Vakfi cocuklari bu guzelligi idrak edecek ve
yaratacak kapasitede yetistirilecektir.

Sadece Nesin Vakfi'nin simdiki ve gelecek nesilleri adina degil, (bu
hakki kimseye sormadan alarak) insanlik adina da Sevan'a tesekkur
ederim.

Ali Nesin (www.nesinvakfi.org)

_______________________________________________
duyurular mailing list
duyurular@nesinvakfi.org
http://lists.cs.bilgi.edu.tr/cgi-bin/mailman/listinfo/duyurular

--
BENiM MANEVi MiRASIM BiLiM VE AKILDIR!

"Ben, Manevi Miras olarak hiçbir Ayet, hiçbir Dogma,
hiçbir Donmuş ve kalıplaşmış Kural bırakmıyorum.
Benim Manevi Mirasım Bilim ve Akıldır...

Zaman süratle ilerliyor, Milletlerin, Toplumların,
Kişilerin Mutluluk ve Mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir Dünyada, asla değişmeyecek Hükümler getirdiğini
iddia etmek, Aklın ve İlmin gelişimini inkar etmek olur...

Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim
ve Başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra Beni benimsemek isteyenler,
bu temel eksen üzerinde Akıl ve İlmin rehberliğini
kabul ederlerse, Manevi mirasçılarım olurlar."

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Grup mail adresi: MAKARNA@googlegroups.com
Grup yöneticisi : makarna+owner@googlegroups.com
Grup anasayfa : http://groups.google.com/group/MAKARNA

Blog Arşivi