3 Mart 2011 Perşembe

[cadilarmekani], yazmak , sevmekten kolay kalem sevgiliden sessiz kağıt kalpten temiz...

yazmak ,
sevmekten kolay
kalem 
sevgiliden sessiz
kağıt 
kalpten temiz...

işte bu yüzden masaldır yazılan aşklar...
yaşanabilen aşklar onların mükemmelliği peşinde koşsa da onların mayasına sahip değildir.
İşte bu yüzden yaşanılabilenler ve yazılabilenler birbirinden uzak kalmaya mahkumdur daima. Aşk tek kişiliktir aslında. Ve genelde kovalayanın sahipliğindedir. İnsan sıkılmaya mahkum yaratılmıştır işte bu yüzden bütün mutlu filmler kavuşma sahnesiyle biter. ‘mutlu son’dan Sonrası pek kullanılmamıştır şimdiye dek ne edebiyatta ne de sinemada.
Herkes merak eder aslında pamuk prenses saraya gidince ne oldu? Yakışıklı prens ne zaman 
ona tapmayı bıraktı, pamuk prenses evliliklerinin hangi aşamasında sarayda yalnızlığa mahkum kaldı prens arkadaşlarıyla gezerken...
mutlu sondan sonrası yazılmaz çünkü sonlar kadar mükemmel değildir pek. Mutlu son hep bir ütopyayı taşır içinde sürekli özlenen kavuşulmak için dağlar delinen çöller aşılan sevgiliye kavuşunca hayal edilemeyecek mükemmellikte olacaktır her şey. Oysa insan hayal edemediği şeyi yaşayamaz hayallerinin sınırları içindedir hayatı. İşte bu yüzden ne Ferhat Şirine kavuşur ne de mecnun leylaya. Çünkü masalda Leyla yemek yemez tuvalete gitmez yıkanmaz dişini karıştırmaz ve hatta uyumaz. Sadece sevilir bütün insani özelliklerden arınmış olarak. İşte bu yüzden kavuşamaz mecnun leylaya dahası zaman geçtikçe artan mükemmellik hırsı öyle bir hal alır ki sonunda leylayı da aşar mecnun onu tanımaz.
Aşkı bitiren ya da mükemmellik ütopyasını katleden vuslat değildir aslında asıl suçlu insandır.
Aşk insana duyulmak için fazla uludur. Ve bunu bilen yazar sevmektense yazar herkesin imrenerek okuyacağı ütopik aşkları. Bilir çünkü onları yaşamayacağını o aşkların sadece romanlarda var olabileceğini. 
Kalem iyi bir dosttur yazara. İyi bir sevgili gibi sizi dinler siz istediğinizde gelir istemediğinizde rahatsız etmez. Dırdırı aşırı istekleri yoktur. Tamamen size boyun eğmiştir dahası sizin ruh halinize göre şekil almak onun doğasında vardır. İşte bu yüzden kalemi sevgiliden fazla sever yazar kapalı kapılar ardında onunla geçirdiği saatler asıl sevgiliyi kıskandıracak kadar.
İnsani aşkları sorunlu kılan bir diğer problemse kalpteki izlerdir. İnsan kendini bilmesiyle başlar sevmeye. Mahallede okul arkadaşını , okulda sıra arkadaşını, durakta her gün aynı otobüse bindiği insanı ya da sadece birkaç saniye gördüğü birini sever. Ve bütün sevgilerden de bir yara alır kalbine. Her yeni sevda için eski yaraya bir çentik atılır. Ve büyüyüp gerçekten bağlanmak istediğinde, kalbinin bütün zerrelerini tek bir insanla doldurmak istediğinde o çentiklerden kanamaya başlar kalp. Karşıdaki insandan bütün o yaralara merhem olması istenir oysa o yeni bir çentik hediye eder sadece. İşte bu yüzden kağıdı sever yazar kağıt beyazdır çünkü lekesizdir. Yeni aşklar yazmak için eskileri silmeye gerek yoktur. Dahası tamamen yazarın emrindedir yazar ne isterse onu verir.
İşte bütün bu nedenlerden romancı yazar sevmek yerine. Ve gene bu nedenlerden yazarlara aşık olan bütün insanlar hayal kırıklığına uğrar bekledikleri aşkı bulamadıkları için...
Çünkü;
Yazmak kolaydır sevmekten
Kalem sevgiliden itaatkar
Kağıtsa lekesizdir çentikli kalbe nazaran...
Duygu


--
                 
 'İlla birini seveceksen dışını değil içini seveceksin.
Gördüğünü herkes sever ama
Sen asıl görmediklerini seveceksin.
Sözde değil özde aşk istiyorsan şayet;
"TEN"e değil "CAN"a değeceksin!!! ''

 


Daha fazlası için sitemizi ziyaret ediniz










 

--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "Cadıların Mekanı - İnternetkadin.com" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba kayıt göndermek için cadilarmekani@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba olan aboneliğinizi iptal etmek için cadilarmekani+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Diğer seçenekler için http://groups.google.com/group/cadilarmekani?hl=tr adresinden grubu ziyaret edin.

Blog Arşivi