
Seni Gökyüzüne Bıraktım


Sevgili
seni gökyüzüne bıraktım. Oradan bak bana şimdi ne olursun. Oradan duy sesimi, görebilirsen hislerimi.
Seni Gökyüzüne Bıraktım Sevgili seni gökyüzüne bıraktım.
Dağınık saçlarınla sabahlarımız oldu. Eksik kahvaltımızda yudumladık çayımızı. Bir elimizde gazete, dünyayı konuştuk-tartıştık seninle. Çılgınca yemek denemelerimde hep sırtımı sıvazladın, gülümsedik. Bazen çöpe attık zehirlenmemek için. Misafir ağırlamalarında kaçamak bakışmalarımız oldu, sevgimizi, yaşadığımızı hissettik. Her tartışma sonrası sarıldık en azından ben; ya da senin sakinleşmeni beklerken bir köşede kalın bir pro. Sana hiç kin duymadım sevgili, hiç nefret etmedim. Onca olan bitenin arasında bile.
Şimdi üzerimde bir hüzün; seni gökyüzüne bıraktım.
Bana koyan ne sevgili bilmedin, bilmek dahi istemedin. Sen gökyüzüne ulaştıkça, ben ayağım yere bassın istedim. Belki seni de zorladım, kal diye. Olmadı. Oysa daha birkaç gün önce paylaşmıştım seninle bir sofrayı, aynı diziyi, aynı geceyi. Sonra bir tokat gibi vurdun bana yalnızlığımı, gökyüzünü gösterdin ben gitmek istiyorum diye, kal dedim. Tutamadım. Avuçlarımın arasından kaydı ellerin, kinle nefretle.
Seni gökyüzüne bıraktım ey sevgili. Yıka şimdi ellerini.
Sen olmadığın akşamlar ben hep salonda yattım.
Sinmedi içime sensiz oda.
Olmadığın günler seni özledim. Yemek yapamadım, sofra kuramadım, ama sen varmışsın gibi seyrettim dizilerimizi. Derin derin nefesler çektim porm`dan, sen yoksun diye. Şimdi seni gökyüzüne bıraktım.
O bildik şiirin Tunalı Hilmi caddesinde hiç yürümedik seninle. Yüksek bir tepeden vadiye bakalım diye de tutturmadım. Benimle yaptığın ve sıkıldığın kamp etkinliklerinde rahat ettirmekti hep amacım. Ben senin sevebilme ihtimalini değil, sahiplenmeni hep sevdim. Hep sahiplenecekmişsin gibi hissettim. Kin ve nefretle kaydı ellerin avuçlarımdan, yıka şimdi sevgili, seni gökyüzüne bıraktım.
Birlikte büyüdük değil mi? Birlikte örgendik ne var ne yoksa hayat dair.
İlk evimizi hatırla, neyimiz vardı? Hep çalıştık. Hep mücadele ettik. İş dünyası grilikleri şehrin renkleri, engel olmadı mı? Birbirimizi kaç kere unuttuk? Kaç kere zaman dedik, geçer dedik? Olmadı sevgili olmadı.
Seninle kavgalarımız oldu, kırdığımız bardak tabaklar. Parçaladığımız ayak ve ellerimiz, gece yarısı hastane dikiş operasyonları sonrası sarılmalarımız. Zamanın ve şansın bize acımasızlığı karşısında gözyaşlarımız. Birlikte örgendik değil mi?
Senin yüzünü önüne eğecek bir şey yapmadım sevgili. Yapamam da. Hep anlamaya çalıştım. Olmadık zamanlarda sarf ettiğin, benimle ya da başkaları ile ilgili sözleri bile sakince dinledim. İstedim ki ben hep var olayım. Hep yanında olduğum gibi kalayım. Varken yanında, evet zorladım gitme diye, ama nafile…
Mükemmel biri değilim olamam belki de, ama bildiğim duruşum.
Adam gibi; Bildiğin…
Seni şimdi gökyüzüne bıraktım.
Şimdilerde bir türkü dilimde sen kokan…
Gurbet elde bir başıma kimim var ki senden başka....
Öldüm desen bir damla su veren mi var senden başka...
Kekik kokan dağlarım yok
Bülbül öten bağlarım yok
Tutunacak dallarım yok
Neyim kaldı senden başka.....
Bana candan bir kez aşkım diyen mi var
Senden başka.....
Semaverde çayım sensin
Her çiçekte balım sensin
Ne gelirse senden gelsin
Canım mı var senden başka...



Sevgili
seni gökyüzüne bıraktım. Oradan bak bana şimdi ne olursun. Oradan duy sesimi, görebilirsen hislerimi. Seni Gökyüzüne Bıraktım Sevgili seni gökyüzüne bıraktım.
Dağınık saçlarınla sabahlarımız oldu. Eksik kahvaltımızda yudumladık çayımızı. Bir elimizde gazete, dünyayı konuştuk-tartıştık seninle. Çılgınca yemek denemelerimde hep sırtımı sıvazladın, gülümsedik. Bazen çöpe attık zehirlenmemek için. Misafir ağırlamalarında kaçamak bakışmalarımız oldu, sevgimizi, yaşadığımızı hissettik. Her tartışma sonrası sarıldık en azından ben; ya da senin sakinleşmeni beklerken bir köşede kalın bir pro. Sana hiç kin duymadım sevgili, hiç nefret etmedim. Onca olan bitenin arasında bile.
Şimdi üzerimde bir hüzün; seni gökyüzüne bıraktım.
Bana koyan ne sevgili bilmedin, bilmek dahi istemedin. Sen gökyüzüne ulaştıkça, ben ayağım yere bassın istedim. Belki seni de zorladım, kal diye. Olmadı. Oysa daha birkaç gün önce paylaşmıştım seninle bir sofrayı, aynı diziyi, aynı geceyi. Sonra bir tokat gibi vurdun bana yalnızlığımı, gökyüzünü gösterdin ben gitmek istiyorum diye, kal dedim. Tutamadım. Avuçlarımın arasından kaydı ellerin, kinle nefretle.
Seni gökyüzüne bıraktım ey sevgili. Yıka şimdi ellerini.
Sen olmadığın akşamlar ben hep salonda yattım.
Sinmedi içime sensiz oda.
Olmadığın günler seni özledim. Yemek yapamadım, sofra kuramadım, ama sen varmışsın gibi seyrettim dizilerimizi. Derin derin nefesler çektim porm`dan, sen yoksun diye. Şimdi seni gökyüzüne bıraktım.
O bildik şiirin Tunalı Hilmi caddesinde hiç yürümedik seninle. Yüksek bir tepeden vadiye bakalım diye de tutturmadım. Benimle yaptığın ve sıkıldığın kamp etkinliklerinde rahat ettirmekti hep amacım. Ben senin sevebilme ihtimalini değil, sahiplenmeni hep sevdim. Hep sahiplenecekmişsin gibi hissettim. Kin ve nefretle kaydı ellerin avuçlarımdan, yıka şimdi sevgili, seni gökyüzüne bıraktım.
Birlikte büyüdük değil mi? Birlikte örgendik ne var ne yoksa hayat dair.
İlk evimizi hatırla, neyimiz vardı? Hep çalıştık. Hep mücadele ettik. İş dünyası grilikleri şehrin renkleri, engel olmadı mı? Birbirimizi kaç kere unuttuk? Kaç kere zaman dedik, geçer dedik? Olmadı sevgili olmadı.
Seninle kavgalarımız oldu, kırdığımız bardak tabaklar. Parçaladığımız ayak ve ellerimiz, gece yarısı hastane dikiş operasyonları sonrası sarılmalarımız. Zamanın ve şansın bize acımasızlığı karşısında gözyaşlarımız. Birlikte örgendik değil mi?
Senin yüzünü önüne eğecek bir şey yapmadım sevgili. Yapamam da. Hep anlamaya çalıştım. Olmadık zamanlarda sarf ettiğin, benimle ya da başkaları ile ilgili sözleri bile sakince dinledim. İstedim ki ben hep var olayım. Hep yanında olduğum gibi kalayım. Varken yanında, evet zorladım gitme diye, ama nafile…
Mükemmel biri değilim olamam belki de, ama bildiğim duruşum.
Adam gibi; Bildiğin…
Seni şimdi gökyüzüne bıraktım.
Şimdilerde bir türkü dilimde sen kokan…
Gurbet elde bir başıma kimim var ki senden başka....
Öldüm desen bir damla su veren mi var senden başka...
Kekik kokan dağlarım yok
Bülbül öten bağlarım yok
Tutunacak dallarım yok
Neyim kaldı senden başka.....
Bana candan bir kez aşkım diyen mi var
Senden başka.....
Semaverde çayım sensin
Her çiçekte balım sensin
Ne gelirse senden gelsin
Canım mı var senden başka...

--

GÜLLER HEP ELLERİNDE AÇSIN, AMA DİKENLERİ BATMASIN
SEVDA HEP SENİ BULSUN, AMA SENİ YARALAMASIN
SEVDA HEP SENİ BULSUN, AMA SENİ YARALAMASIN
MUTLULUK HEP YÜREĞİNE DOLSUN, AMA BENİ ASLA UNUTTURMASIN
____sçs*____*sçs*sçs*______*sçs ___
*sçs*___*sçs*____*sçs*___*sçs*
___*sçs*______*sçs*_*sçs*_______*sçs*__
__*sçs*__________*sçs*__________*sçs*__
__*sçs*________________________*sçs*___
___*sçs*_*__*_*sçs*___
____*sçs*________O Y K U____________*sçs*____
______*sçs*____*sçs*______
________*sçs*____________*sçs*________
__________*sçs*________*sçs*__________
____________*sçs*____*sçs*____________
______*sçs**sçs*______________ ________________*
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "Cadıların Mekanı - İnternetkadin.com" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba kayıt göndermek için cadilarmekani@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba olan aboneliğinizi iptal etmek için cadilarmekani+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Diğer seçenekler için http://groups.google.com/group/cadilarmekani?hl=tr adresinden grubu ziyaret edin.