18 Aralık 2010 Cumartesi

m~a~k~a~r~n~a Avrupa'dan Devrim Çıkmayacağına Göre...

Avrupa'dan Devrim Çıkmayacağına Göre...

Bülent ESİNOĞLU

Amerika'nın zoru ile devletimizden ve bağımsızlığımızdan vazgeçip
Avrupa Birliğine girmemiz istendi. Yaklaşık 45-50 yıldır, AB üyesi
olmak için aramızı buramızı yırttık.

Biz bağımsızlığımızdan vazgeçtik, onlar gene de almadılar.

Haysiyetimizden, onurumuzdan vazgeçtik onlar gene almadılar.

Yalvardık yakardık, gene de almadılar.

Şunu bizimkiler anlamadılar. Hangi emperyalist, kolayca sömürmek
dururken, kendi sömürgesini kendi devleti içine katmış? Tarihte,
sömürgesini kendi devletine katan bir örnek gösterin. Bin parçaya
böler ama gene de kendi devletine katmaz.

Amerika Irak'ı kendi devletine katıyor mu?

AB tam üye olmak için orasını burasını yırtanlar şimdi diyorlar ki,
Avrupa'yı birleştiren Auro idi, eğer Auro giderse Avrupa dağılır.

Aslında Avrupa'da ve Batıda çöken Auro veya dolar değildir. Auro'nun
ve doların çökmesi sebep değil sonuçtur. Kapitalizm kendi temel
mantığından kopmuştur. Sanayi sermayesi ve banka sermayesinin
kaynaşması, üretim sermaye ilişkisini büyük ölçüde koparmıştır.

Paranın alınır satılır olması, buradan elde edilen kazanç, üreterek
üretimin kazancına yeğlenmiştir.

Mali tekellerin siyaset üzerine etkisi gittikçe artmış, görünürde
siyasiler yönetiyormuş gibi bir şekil oluşmuştur. Demokrasi
sahtekarlığı, tekellerin daha da büyümesinin aracı olarak
kullanılmıştır.

Toplumsal servetler yeniden paylaşılmış, çok sınırlı sayıda insanların
elinde birikmiştir.(Türkiye'de elli dolar milyarderi var)

Gerçekte çok uluslu tekeller, eskinin koskoca devletlerini Berluconi,
Sarkozi, Tansu ve Merkel gibi kuklalar ile yönetir olmuşlardır.

Tekeller etnik ve nesepsel ayrıştırma politikalarını ulus devletleri
parçalamanın aracı olarak kullanmışlardır. RTE'nin Açılım Politikaları
yetmiyormuş gibi TÜSİAD Başkanı Boyner Diyarbakır'a gidip, Kürtçe
resital vermiştir.

Benzer durumlar yaşlı Avrupa kıtasında yaşanmaktadır. Yugoslavya yedi
parçaya bölünmüş, Çekoslovakya iki parçaya ayrılmış, Belçika bölünmek
üzeredir.

Avrupa'daki parçalanma bölünmeler, toplumsal servetlerin yeniden
bölüşülmesinin sonuçlarıdır.

Peki, Avrupa'dan, 18 ve 19. yüzyılın devrimleri çıkar mı?

Ulus devletlerin siyasi karar organları büyük ölçüde tekellerin eline
geçtiği için Avrupa'da sosyal devlet anlayışı büyük ölçüde ortadan yok
olmaktadır.

Çalışanlar aleyhine gelişen bu süreç, sınıf siyaseti yönünde gelişme
yaratmza mı?

Bu sorulara hala "evet" cevabını vermek mümkün değildir.

Peki, Yunanistan, İspanya, İngiltere ve Fransa da olanlar nedir diye
sorarsanız, olanların hiçbirisi çalışanların kaybettikleri toplumsal
serveti kazandıracak hareketler değildir.

Peki, Avrupa'dan devrim çıkmayacağına göre, insanlığın kurtuluşu nasıl
mümkün olacaktır?

Bundan böyle insanlığın kaderini değiştirecek etkenlerin Doğu'dan,
Asya'dan, üretim merkezlerinden geleceği aşikardır.

Para üretim merkezlerine bakarak yolumuzu tayin etmek yerine, maddi
üretim merkezlerine bakarak yolumuzu çizmemiz daha gerçekçi olur diye
düşünmeliyiz.
18.12.2010, bulentesinoglu@gmail.com

--
BENiM MANEVi MiRASIM BiLiM VE AKILDIR!

"Ben, Manevi Miras olarak hiçbir Ayet, hiçbir Dogma,
hiçbir Donmuş ve kalıplaşmış Kural bırakmıyorum.
Benim Manevi Mirasım Bilim ve Akıldır...

Zaman süratle ilerliyor, Milletlerin, Toplumların,
Kişilerin Mutluluk ve Mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir Dünyada, asla değişmeyecek Hükümler getirdiğini
iddia etmek, Aklın ve İlmin gelişimini inkar etmek olur...

Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim
ve Başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra Beni benimsemek isteyenler,
bu temel eksen üzerinde Akıl ve İlmin rehberliğini
kabul ederlerse, Manevi mirasçılarım olurlar."

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Grup mail adresi: MAKARNA@googlegroups.com
Grup yöneticisi : makarna+owner@googlegroups.com
Grup anasayfa : http://groups.google.com/group/MAKARNA

Blog Arşivi