24 Şubat 2010 Çarşamba

m~a~k~a~r~n~a İç Huzurumuza Doğrudan Operasyon

İç Huzurumuza Doğrudan Operasyon
Bülent ESİNOĞLU
Sanıyorum, Türkiye huzur içindedir diyebilen hiç kimse yoktur.
Yaşanan bu huzursuzluğun müsebbibi olarak elbet, taraflar birbirlerini
suçlar. Yönlendirme ve saptırmalar nedeni ile de, huzursuzluğun gerçek
kaynağı kargaşa içinde kaybolur gider.
İktidar cephesinden baktığımızda, iktidarın huzursuzluk istemesi kendi
çıkarları açısından olacak şey değildir.
Aslında muhalefet de huzursuzluk istemez. Çünkü ileride iktidar
olacaktır. Ya da o yolda maraza çıkaran birisi olmak istemez. Zira
halkın ilk talebi huzurdur. Sonra ekmek.
Herkes programını ortaya koyar. Ve halktan yetki ister. Mekanizma
böyle işlerse, kimsenin huzursuzluk çekmesine bir neden kalmaz.
Ama... Dünyanın düzeni bu değildir.
Amerika'nın Dünya'dan talepleri vardır. Daha çok da Türkiye'den
talepleri vardır. Ya da çıkarları vardır.
İşte tam muhalefet ile iktidarlar huzur içinde yarışıyorken, devreye
Amerikan çıkarları girer.
Amerika iktidardan, Kürt Açılımı(Türkiye'nin federasyonlaşması) ister.
Türk ordusunu kendine göre istikrarsızlık olan bölgelerde müdahale
gücü olarak kullanmak ister. Kıbrıs'tan çekilmemizi ister. Ermenilere
Türk Yurdunun açılmasını ister.
Arkasından, iktidar Amerika'nın taleplerini yerine getirmek için
planlar, programlar ve tertipler geliştirir. Bu plan ve tertiplerin
adı değişimdir.
Yani değişim; Türk halkının kendi taleplerinden vazgeçip, Amerika'nın
taleplerine uygun hale gelmesidir.
Yargı buna karşı çıkarsa Yandaş Yargı gerekir. Ordu buna karşı çıkarsa
Yandaş General gerekir. Yandaş general haline gelmiyorsa, doğrudan
operasyona tabi tutulur. Suçları ne derseniz. Hele bir tutuklayalım da
uygun bir suç buluruz derler. Değişim budur. Medya manipülasyonları
ile dönüştüremediklerini, ya da devşiremediklerini Silivri'ye tıkar.
Amerika Türkiye'nin İran'a baskı uygulamasını istiyor. Sanıyorum ki,
siyasi iktidar da bunu yapmak istemiyor. Ama varlığını Amerika'ya
borçlu olduğu için Amerika'nın dediklerini yapacaktır. Muhalefet ve
halkta buna karşı çıkacaktır. En duyarsız olanlar bile en azından
zihinsel olarak rahatsız olacaklardır.
Huzursuzluğumuzun temel kaynağı Amerika'nın bölgedeki çıkarlarıdır.
Türkiye'nin çıkarları ile Amerika'nın çıkarları uyuşmamaktadır.
Amerika bölgedeki çıkarları için her yöntemi kullanıyor. İktidarı
kullanıyor. Ekonomiyi kullanıyor. Kendi istihbarat örgütlerini
kullanıyor. Tertipler üzerine tertipler organize ediyor. Hiç kimsede
huzur ve ekmek kalmıyor.
NATO'dan, Batı Bloğundan kurtulmadan Türk Halkına huzur yoktur.
Zira Batının esas derdi; Anadolu coğrafyasına tam olarak sahip
olmaktır.
Ergenekon Tertibi de, Balyoz Tertibi de, mahkemeler sorunları çözer
safsatası da hep buradan çıkar.
Aslında bu yargılamalar, Batı ile 200 yıldır sürdürülen kavganın
yansımalarıdır. Batı her zaman yurtseverleri yargılanacak mevkide
tutmuştur.
Huzursuzluk yurtseverler ile Batının çıkarlarını savunanlar
arasındadır.
Sorun siyasi iktidarların, Batının çıkarlarından yana değil, ülkenin
çıkarlarından yana olmasıdır.
24.2.2010, bulentesinoglu@gmail.com

--
BENiM MANEVi MiRASIM BiLiM VE AKILDIR!

"Ben, Manevi Miras olarak hiçbir Ayet, hiçbir Dogma,
hiçbir Donmuş ve kalıplaşmış Kural bırakmıyorum.
Benim Manevi Mirasım Bilim ve Akıldır...

Zaman süratle ilerliyor, Milletlerin, Toplumların,
Kişilerin Mutluluk ve Mutsuzluk anlayışları bile değişiyor.
Böyle bir Dünyada, asla değişmeyecek Hükümler getirdiğini
iddia etmek, Aklın ve İlmin gelişimini inkar etmek olur...

Benim Türk Milleti için yapmak istediklerim
ve Başarmaya çalıştıklarım ortadadır.
Benden sonra Beni benimsemek isteyenler,
bu temel eksen üzerinde Akıl ve İlmin rehberliğini
kabul ederlerse, Manevi mirasçılarım olurlar."

MUSTAFA KEMAL ATATÜRK

Grup mail adresi: MAKARNA@googlegroups.com
Grup yöneticisi : makarna+owner@googlegroups.com
Grup anasayfa : http://groups.google.com/group/MAKARNA

Blog Arşivi