7 Mayıs 2010 Cuma

[cadilarmekani], MAVI HAYALIMSIN

Nedenini bilmediğim bir arzuyla, bugün her günkünden daha çok istedim yanımda olmanı... Kolay değil sensiz olmak, içinin yarısını boş tutmak. Seni düşünüp de kendimi kaybettiğim vakitlerin anısına yazıyorum bu mektubu sana…

Sen mutluluğun acısını bilir misin? Bilemezsin, hiç yaşamamışsın ki! Mutluluk acı verir mi insana? Belki sen de tanışacaksın bu duyguyla, kim bilir…
- Neden kaybetmek zorundayım ki…-

Mutluluğun acısını tarif etmek… Birini istemiş ve almışsındır. Bir oyun oynadığını zannederken, oyunun içinde bulmuşsundur kendini ve bir bakmışsın “o” senin hayatının bir parçası olmuştur. Sonra farkına varamadan düşmüşsündür aşkın kollarına… Aşkını daha kendine bile itiraf edemezken, gözlerinle anlatmışsındır sevgiliye. Daha dudaklar fısıldamadan büyülü sözcükleri, yürekler anlamıştır birbirini… Mutluluk bir anda onun adı olmuştur, onun sesi ve onun gözleri… İşte böyle bir şeydir aşk! Evet sevgilim, bu aşkta veda etmek te varmış!!! Daha yeni bulmuşken hayattan beklediğini, onun avuçlarından kayıp gidişini izlemek… İşte mutluğun acısı bu olsa gerek…

Gözlerine bakarken umurumda değil yaşamak çünkü ben gözlerinde yaşıyorum, bu yüzden giderken o mavi ışığımı da yüreğimde götürüyorum. Seni düşüncelerimde değil seninle yaşamak istiyorum…

Özlemek! Ben bilmezdim özlemenin bu denli acı olduğunu. Daha şimdiden, henüz elveda demeden özlemin kanatıyor kalbimi. Gecenin zifiri karanlığında düşüyorsun aklıma. Bunca karanlığa ve karamsarlığa rağmen bıkmadan, usanmadan düşünüyorum seni. Kavuşacağız diyorum, benim olacaksın! Ne tuhaf değil mi? Kendi ellerimle itiyorum bedenimi yokluğunun sancısına. Sana sitemkar cümleler yazıyorum. Oysa bırakıp giden ben değil miyim sanki? Biliyorum… Gitme diyemiyorsun. Bir kuş hafifliğinde sana akıyor yüreğim, yokluğunda yok olmaktan korkarak. Her ne kadar bu sürenin uzunluğunu bilemesek te, bir sonunun olduğunu bilmek umutlandırıcı. Ne olur sevgilim o umut ışığını hiç söndürme. Sanki birbirimizi hep bekliyormuş gibi geçirelim bunca zamanı… sensizliğin karanlık gibi çökeceği dünyamda, bana aydınlığı unutturmayacak küçük bir pencere bırak…

İçime düştüğü zaman hasret sancısı, sığınacak bir yer arıyorum. Belki de hasrettir beni böyle bir sevdaya iten. Onun için kızsam mı bilemiyorum ayrılıklara. Çelişkide olan kalbim, bir tek şeyi biliyor ve söylüyorum: seni unutmayacağım. Sen benim meleğim, bebeğim ve biricik sevgilimsin ve hep öyle kalacaksın aramıza giren yollara inat.

Çünkü sen benim “mavi hayalim”sin!!!


--
EGER BIRINE SEVECEK SEVGIN YOKSA ONA UMUT VERECEK GOZLERLE BAKMA!!!

--
Bu e-postayı Google Grupları'ndaki "Cadıların Mekanı - İnternetkadin.com" adlı gruba abone olduğunuz için aldınız.
Bu gruba kayıt göndermek için cadilarmekani@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Bu gruba olan aboneliğinizi iptal etmek için cadilarmekani+unsubscribe@googlegroups.com adresine e-posta gönderin.
Diğer seçenekler için http://groups.google.com/group/cadilarmekani?hl=tr adresinden grubu ziyaret edin.

Blog Arşivi